Pazar, Ocak 13, 2019

İnsanların anlatma kaygısı

İnsanlik var olduğundan beri kendi derdini anlatma ve bir şeyler ifade etme peşine düşmüş. Dedikodu yapan kadınlar, kahvede konuşan amcalar, yazarlar, öğretmenler, parkta oynayan çocuklar, herkes, herkes hep birşeyler anlatma kaygısında. Neden acaba? Hep birşeyler anlatmak dinlemek konuşmak konuştuğumuzu paylaşmak istiyoruz. 

Binlerce kitap yazilmis hikayeler romanlar. Ve biz okuyucular okuyoruz. Ne diye okuyoruz? Farklı dünyalar hayatlar düşünceleri merak ediyoruz. Dinlemek görmek anlamak istiyoruz. Birileri de anlatmak istiyor kafasindakileri düşüncelerini düşündüğü her şeyi aktarmak paylaşmak istiyor. Neden? Yalnızlıktan mı? Varlığını pekiştirmek için birşeyler paylaşma isteği duyduğumuz için mi? insanlığa var oldukça bu konuşmalar paylaşımlar okumalar birbirimize yaptığımız bu anlatma alışverişi hiç bitmeyecek sanırım. Sürekli bir şeyleri alıyoruz ve veriyoruz. İnsanın temel sosyalliği mi bu? 

Suskun sandığımız insanları hele bir de kendine yakın gördüğü derdini anlatabildigi birisinin yanında görün siz. Biz insanlar buyuz işte. Her ne kadar zaman zaman birbirimizden nefret etsek birbirimizi sevmesek hepimiz birbirimize deli gibi mecburuz. Dünyada kimse kalmasa nefret ettiğiniz kişiyle bile sabah akşam konuşursunuz. Neden ? Gerçekten o kişiden nefret ettiğiniz için değil onun alternatifi bir sürü kişi bulabileceğiniz için onunla konuşmazsiniz. 

Pazar, Ocak 06, 2019

Hayata tutunma

İnsan her şeye sahip olduğunu düşündükten sonra sıkılıp ne yapacağını bilmiyor. Hayattan soğumaya başlıyor bu durum içinde olanlar. Eksik bir şeylerin olduğunu hissediyor ve bunun tam olarak ne olduğunu bilemiyor. Toplumun herhangi bir katmanında ya da statüsünde olan bir kişinin hayata tutunmasını sağlayan şey nedir acaba?

Her şeyi eldi ettiğini (aile, para, ün vs.  gibi) kişiler genellikle depresyona eğilimli kişiler olabiliyor. Bu kişiler hayata tutunacak bir şey bulamadıklarından boşluklarını bir türlü dolduramamaktan şikayetçi olurlar. İnsanı hayata bağlayan şeyin mücadele olduğunu düşünüyorum. İnsanlar hayat mücadelesi, bir şeyleri elde etme mücadelesini bıraktığında yaşamak sıkıcı oluyor ve hayattan soğumaya başlıyorlar. Böyle durumlarda insan her daim elde etmek istediği bir şey bulabilmeli, hayatın mücadelesine kendini verebilmeli. Kendimize istediğimiz ve arzuladığımız bir amaç edinmeli ve bu amacı elde edene dek mücadeleyi bırakmamamız gereklidir. Bir müzik aleti çalabilmek, kendini bir yetenekte geliştirmek (dans, el işleri vs), toplumsal fayda sağlayacak etkinliklerde bulunmak, insanlara bir şeyler katmak, paylaşmak, daha çok öğrenmek bilmek düşünmek.. Kendi hayal dünyasının peşinden gitmek gidebilmek. Daha birçok örnek sayılabilir. Hayat bazen biz istesek de istemesek de devam ediyor. Yaşamın içinde güçlülerin ve mücadele içindekilerin hayatta kaldığını da göz ardı etmemek gerekir. Eğer yaşamak istiyorsanız, hayattan tad almak istiyorsanız mücadeleyi, güçlü kalmayı asla bırakmayın. Mücedeleye devam.