Cuma, Mayıs 17, 2019

Bilmek mi Yaşamak mı?

Saatleri ayarlama enstitüsü romanının son kısımlarında yazıyordu; 
Bilmenin sınırı yok, bileceğim diye yaşamayı kaçırabilirsiniz, ama yaşamak başka onu hayatın içinde tecrübe ederek görebilirsin anlamına gelen şeyler söylüyordu. 

Yani bir şeyi denemek için yeterli bilgim yok diye çekincede kalıp yapmamaktan bahsediyor. 
Bunu beklersek yaşamın içinde olan eylemler de ertelenebilir. Yaşam tutkusunu bir şeyler yapma isteğini bilmek adına köreltiyor muyuz acaba? Yani bilmenin öğrenmenin sonu yok. O yüzden mi biz bilgiciler ve doğrucular sürekli bir şeyler öğreneyim derken yaşamın kendisini kaçırıyoruz. Eyleme geçmekten yaratıcılığımıza dair bir şeyler yapmaktan korkuyor ve çekiniyoruz.

Bilgi bilmek iyidir muhakkak bize her zaman faydası olacaktır ancak her şeyi bileceğim ve yanlış olanı yapmamak adına daha da bileyim derken nasıl yaşamın içinde kalacağız. 

Antik yunan filozoflarının bir hikayesinde geçiyordu. Bir filozof kuyuya düşüyor diğeri de yardım istiyor, ve yardım istenen kişi kuyuya düşen filozofa yardım etmiyor çünkü onun kuyudan çıkarmanın iyi bir şey mi kötü bir şey mi olduğundan emin olamıyor. 

Doğru nedir diye bilgi peşinde koşarken yanlış yapmamak için kendimizi parçalarken, hayatı kaçırıyor muyuz?

Yine aynı kitabın devamında yanlışın da hayatın içinde şeyler olduğunu söylüyordu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme